|
ÇORUMLUCA |
ANLAMI |
|
Âlemek |
Durdurmak |
|
Arbılmak |
Üzerine
atlamak |
|
Baba çıkasıca |
Sinirlenilen
kişiye söylenen bir söz |
|
Badal |
Merdiven |
|
Balak |
Manda yavrusu |
|
Bamballanmak |
Şımarıklık
yapmak |
|
Bıldır |
Geçen yıl |
|
Börttürmek |
Bir şeyi
haşlamak |
|
Camış |
Erkek manda |
|
Cerek |
Uzun ince
sopa-Uzun boylular içinde kullanılır |
|
Cıncık |
Misket |
|
Cınnaklamak |
Tırmalamak |
|
Cızlak |
Çoruma özgü
mayasız hamurdan yapılanbir tür sade gözleme |
|
Coştar-Coştak |
Münasebetsiz,
Üzerine vazife olmayan işleri yapan |
|
Culuk |
Hindi |
|
Cücük |
Civciv |
|
Cümbür cemaat |
Hepbareber-Toplu
olarak |
|
Çani |
Küçük ev
köpeği |
|
Çalkama |
Ayran |
|
Çapıt |
Bez parçası |
|
Çimmek |
Yıkanmak-Banyo
yapmak |
|
Çodürü çüş |
Tahteravalli |
|
Çoynak |
Çolak-eli
olmayan kimse |
|
Dalmak |
Bir yere
girmek |
|
Dam |
Hapishane-Hayvan barınağı |
|
Deşenek |
Misket |
|
Dibek |
Haşhaş ezmek
için kullanılır |
|
Dolak |
Atkı |
|
Donyağ |
İçyağ-Çok
soğuk insanlar içinde kullanılır |
|
döngel |
musmula 5-beş
bıyık die de adlandırılan meyve |
|
Eğce |
güzel iyi hoş |
|
Elevay |
Yavaş iş yapan
kimse |
|
Ellamki |
Sanırım-Sanki |
|
Enik |
Köpek |
|
Essahtan |
Sahiden-Gerçekten |
|
Eşme |
Çeşme |
|
Evme |
Acele etmek |
|
Eze |
Vücut-Beden |
|
domabalak |
takla
atmak,yuvarlanmak |
|
Foldur |
Bol
geniş-Genelde kıyafet için kullanılır |
|
guzulacı |
hamile olan
ineklere söylenir |
|
gisguç |
akar sularda
olan yengeç |
|
gurgen |
gayın ağacı |
|
Gözer |
eleğin daha
seyrek daha geniş delikli olanı |
|
Gatık |
Katık |
|
Gezgere |
İnşaatlarda
kum vs tasımak için ağaçtan yapılmıs dört kollu
taşıyıcı. |
|
Gobel |
Erkek çocuk |
|
Golbez |
Köpek yavrusu |
|
Goruk |
Üzümün
olgunlaşmamış hali |
|
Gunnamak |
Bir hayvanın
doğurması |
|
Gunulemek |
Kıskanmak |
|
Gursak |
Mide ile
gırtlak arası |
|
Guşene |
Büyük tencere |
|
Ha |
Büyük sepet |
|
Haad |
Zaman |
|
Helkek |
Metal yada
plastik kova |
|
Heri |
Ege'de
kullanılan gari gibi genel anlamı olmayan bir kelime. |
|
Heşlenmek |
Bir şeyin
atılacak duruma gelmesi. Çürümek yıpranmak |
|
İlân |
Leğen |
|
İlisdir |
Süzgeç |
|
İşlik |
Gömlek |
|
Kanatlı |
Bahçeli
evlerin dış kapısı |
|
Kelem |
Lahana |
|
Kemire |
İnek gübresi |
|
Kiren |
Kızılcık
ağacının meyvesi |
|
Kocabaş |
Şeker pancarı |
|
Kömüş |
Erkek manda |
|
Kösnü |
Köstebek |
|
Masaf |
Tepsi |
|
Mazarat |
Yaramazlık |
|
Musturlanmak |
Acındırmak |
|
Muzunnaz |
Yaramazlık |
|
mamalik |
unla yapılan
ve pekmezle yenen bir ceşit yemek |
|
mehnim kaçtı |
halim kalmadı |
|
Nacak |
Küçük balta |
|
naşapa |
evlerde olan
plastik tas |
|
Onculayın |
O kadar çok |
|
Özemek |
Bir şeyi fazla
uzatmak |
|
Pevrede |
Kuşburnu
marmelatı |
|
Pinnik |
Kümes |
|
pugar |
çeşme |
|
Seğirtmek |
hızlı koşmak |
|
Şinnek |
pis pis gülmek |
|
Saçı |
Düğünlerde
verilen hediye |
|
Siracali |
Kötü pis
pasaklı |
|
Şilepe |
Meyve veya
tatlıların ele bulaşması |
|
Şilte |
Meşe sopası |
|
Şinnemek |
Şımarmak |
|
Tahtaya gelmek |
Bir deyim |
|
Tengdirmek |
Ortadan
koybalmak, ölmek, elden çıkarmak |
|
Teykülü |
Sevgili |
|
Toplu |
Pencere |
|
Tumman |
eskiden
kadınların ayagına giydiği pijama |
|
Toyuk aşı |
Bir tür yemek |
|
Tuşma |
Yumruk |
|
Tuyumuna |
Bir şeyi
ezberine yapmak |
|
Uğunmak |
Nefesi
kesilmek |
|
Urba |
Elbise |
|
Üleş |
Hayvan leşi |
|
Ünnemek |
Arkasından
konuşmak |
|
Üreluun |
Dünden önceki
gün |
|
Vasait |
Araç |
|
yular |
hayvanların
başına bağlanan ip |
|
Yeriç |
kötü çirkin |
|
Yâlık |
Mendil |
|
Yanı böğür |
Yan taraf |
|
Yanıç |
Bir tür
gözleme |
|
Yelikme |
Çocukların
yaramazlık yapması |
|
Yunak |
Köylerde olan
hamama benzer bir yapı. Yıkanmak ve çamaşır yıkamak için
kullanılır |
|
zahan |
tabak,yemek
yenen kap |
|
Zımzık |
Yumruk |
|
Zırzımık |
Büyük dolu
tanesi |
|
Zuval |
Kızılcık
ağacının meyvesi |
DEYİMLER
Acı baldırcanı
, kırağı çalmaz,
Acıkan
doymam sanır,
Büyük dağın
büyük dumanı olur,
Çirkin
bürünür güzel görünür
Çok söyleme
arsız olur, aç koyma hırsız olur
Çivi çiviyi;
su sancıyı söker
Değirmene
vardım derdim yanmaya, değirmen başladı çır çır dönmeye
Düşman
düşmana küçük taş atmaz
Deptim keçe
sivrittim külah oldu
Dolu testi
su almaz
Dok ne bilir
acın halinden
Dabanı
güneşletti, sakalı yıldıza dikdi (Ölmek anlamında, ölüm)
Deliğine
göre yama vurmalı
Dirgene
dayanmayan porsuk harmana gelmez
Dadanmış
kudurmuştan beterdir
Dert
saklayanda kalır
Deniz suyu gibi
ne içiliyu ne geçiliyu
Dost dostun
ayıbını yüzüne söyler
Dil bir
kulak iki;bir söyle iki dinle
Deli ile
getme yola, başına gelir türlü bela
Dertsiz baş
sokuda daş
Dilden gelen
elden gelse dağı dağ üstüne korlardı
Dilim seni
dileyim dilim; dilim senden çektiğim hep acı zulum
Dığdının
dığdısı;dış kapının düğdüsü
Deliye yel
verirler;eline bel verirler
Deve ile
bulgur yeme üstüne kusar
Emek olmadan
yemek olmaz,
Güttüğü bir
koyun; ıslığı dağı tepeyi tutar,
İnsana
güvenme ölür, ağaca güvenme kurur,
Katranı
kaynatmakla olur mu şeker, cinsi bozuk olan cinsine
çeker.
Sel ağzına
yatma sel alır,
tepe başına
harman dökme yel alır,
Sinek
pekmezciyi tanır,
Zemheri ya
iti öldürür, ya çiftçiyi güldürür, |
Çorum
Sözlüğü |